BSH – Bosch Talent Campus

Bosch Talent Camp – From Campus To Camp mühendis kaşiflerini arıyor !

Twitter’dan Bosch Türkiye sayfasını takip edip 4 Ocak’ta başlayacak olan Bosch yarışmasına katılarak, yaşam için geliştirilen teknolojileri yerinde görecek 5 kişiden biri olabilirsin.

c07l-nxcaao5ts

Okumaya devam edin

MİLLİ SARAYLAR BOĞAZ TURU

    Eeee yaz gelir boğaz turları olmaz mı, tabii ben biraz geç blog yazısı yazıyorum bu konuda ama olsun. Normalde herkes bilir Eminönü’nden her saat başı kısa-uzun boğaz turları kalkar ancak ben size Kabataş’tan kalkan Dentur turunun boğaz turlarından bahsedicem.

   Uzun Boğaz Turu : Hafta içi-sonu fark etmeden her gün sabah 11:30’da kalkan vapur 6 saat boyunca Anadolu Kavağı’na kadar gidip dönüyor. Yol üstündeki durak yerleri olan Beşiktaş, Emirgan, Rumeli Hisarı, Rumeli Kavağı, Anadolu Kavağı, Anadolu Hisarı, Küçüksu, Beylerbeyi’nde inip gezdikten sonra bir sonraki vapura binebilirsiniz. Saat başı zaten Dentur’un vapurları gelmekte.15 TL’ye 6 saat boğaz turu yapıp zulaladığınız yiyeceklerinizi afiyetle yiyebilirsiniz.

   Hatta benden size tavsiye Küçüksu’da inip Kasrı 2.5 TL’ye 15 dakika da rehber eşliğinde gezebilir, güzelim bahçesinde fotoğraflar çekebilir hatta camlı bölmeye yaklaşıp rüzgarlı havada dalgaların çarpmasıyla hafif ıslanabilirsiniz. O da ayrı bir zevk 😀

  Kısa Boğaz Turu : Uzun boğaz turuna göre çok kısa süren ve 12.5 TL’ye 2.5 saat boğaz turu yapmak o kadar da mantıklı değil. Her saat başı olan bu turla da güzel vakit geçirebilirsiniz. Ancak bu turda duracak yerleri Beşiktaş, Emirgan, Rumeli Hisarı, Anadolu Hisarı, Küçüksu, Beylerbeyi’dir. Burda da gene aynı şekilde inip gezdikten sonra biletinizi göstererek vapura binebilirsiniz.

   Bol bol fotoğraf ve vapurda da boğaz havasını içinize çekmeyi unutmayın. İyi gezmeler.

Dipnot : Küçüksu kasrının içinde fotoğraf çekmek yasak.

30 AĞUSTOS 2. BÖLÜM — HEYBELİADA F511

30 Ağustosta deniz müzesinden sonra Beşiktaş iskelesindeki kalabalığa ayak uydurarak fırkateyn gezisi için kimliklerle kayıt olup sıraya girdik. Ne yazıkki o sırada bile öne geçmeye çalışan, uyanık gezinenlerde vardı. Oruçreis F245 ve Heybeliada F511 gemilerine sırasıyla iskeleden 25 kişilik bot kalkıyordu. Grubun istediği gemiye gidiliyordu ki çoğu kişi Heybeliada‘yı görmek istedi.

Heybeliada fırkateynin en önemli özelliği %70 – 80 ine yakının Türk yapımı olmasıdır. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Milgem (Milli Gemi) Projesi kapsamında 2007de Tuzla tersanesinde yapımına başlanan gemi 2010 yılında ilk olarak denize indirildi. Hayalet gemi olarak adlandırılmasının sebebi, oluşturulan radar sistemi ve geminin dış yüzeyinin 45 derece açıyla eğik tutulmasıdır. Bu şekilde çevredeki gemilerin radyo dalgaları yansıma yaparak geminin radarlardan geçmesini sağlıyor. Süper bir şey 😀

 

99,5 metre uzunluğunda ve 2900 dinamik ağırlık kapasitesi olan ada sınıfı korvet (denizaltılara karşı özel silahlandırılan küçük savaş gemisi) hiç benzin almadan 10 gün son sürat yol alabilir. Bu özellik normalde dünya standartlarına göre 15 – 20 gün arasıymış fakat bizim gemi de diğerlerine göre 20knot (deniz mili/hız) daha hızlı. Ekonomik 15, maksimum 30 knot hıza çıkıyor. Geminin üstteki resimde de görüldüğü üzere yan taraflarının kapalı olması hızını daha da arttırmasını sağlıyor.

Fotoğraflar siyah beyaz efektte çekilmiştir.

 

ASELSAN tarafından geliştirilen su altından gelebilecek torpido saldırılara karşı korunmak için “Hızır” adı verilen Torpido Karıştırma Aldatma Sistemi de yerleştirildi. Bu sistemle kendisine yönelen güdümlü torpidoları su altında akustik bir gürültü üretip yanıltıyor.  Bu yanıltma işlemleri uzaktan kontrol edilebildiği gibi Hızırın kendisi de otomatik olarak çevredeki radyo dalgalarını analiz ederek yapabiliyor. Torpidonun tespiti, sınıflandırılması ve takibini sağlayan algoritma yazılımları ASELSAN’a ait olan Milli Sonar Sistemimiz ilk olarak da Heybeliada’da kullanılmıştır.

Ram (Rolling Airframe Missile) Silah

Yukardaki resimde güvertede gördüğünüz 21 güdümlü mermili Ram silahı bulunmakta. Güdümlü mermiden kasıt, hedef ne kadar uzakta olursa olsun yaydığı ya da yansıttığı radyo dalgaları ile pilot olmaksızın atılan ve hedefe ulaşma oranı uçaklardan atılanlara göre daha fazla olan gelecek savaşların en korkunç silahı, roketlerdir.  Su üstü ve hava hedeflerine karşı kullanılıyor silah.

Helikopter Platformu

Helikopter platformunun iskele (sol) ve sancak (sağ) taraflarında bulunan pompalı tüfekler. Şarjörleri dolu ama emniyetleri kapalı olan silahları kaldırmamamız söylense de kaşla göz arası silahı kaldırıp foto çekinebildim 🙂 büyük iş azizim, başımda göğe erdi o an. Tabii o zaafer fotoğrafımı yayınlamıcam.

Geminin Hangar Kısmı

Her sene 30 Ağustos Zafer Bayramı‘nda halka ücretsiz açılan bu fırkateyn gezilerini kaçırmayın derim.O anda orda olup o atmosferi solumak bile insana yetiyor. Bundan sonra geleneksel hale getireceğim bayram kutlamaları arasında bu gezi yerini aldı. Seneye nasıl beklicem bilemiyorum 😀

30 AĞUSTOS 1. BÖLÜM — DENİZ MÜZESİ

30 ağustos Zafer Bayramı’na yakışan ilk kutlamam bu sene oldu. Her sene Deniz Kuvvetleri Komutanlığı‘ nın yaptığı etkinlikler arasında  Deniz Müzesi gezisi ve Savaş Gemisi Fırkateynleri nin halka açılması da vardı.  Meydandaki törene katılıp müze ve gemi gezisine katıldım.

Çoğu kişinin Deniz Müzesinden haberi olmasına rağmen firkateynlerin gösterileceğini boğaza demirleyene kadar kimse bilmiyordu. Bu sene Oruçreis F245 ve Heybeliada F511 savaş gemileri gösterildi.

Gemilerden önce Deniz Müzesi gezime gelcek olursak giriş ücreti tam 4, öğrenci 1.3 tl olan müzenin sağ girişinde Atatürk’ün Savarona yatında kullandığı eşyalar bizi karşılıyor. İçerde fotoğraf başına 8 tl ücret ödenmesi gerektiğinden çok az resim çekebildim. Savarona’da kullanılan kütüphaneden tutun da yemek takımına, çalışma masasından satranç masasına kadar Ertuğrul yatında Atatürk’ün odasındaki yatağı da dahil kamarada ne varsa sergileniyordu. Dikkatimi çeken şey o kadar eşyanın küçük bir oda da bölmelere ayrılıp da gösterilmesiydi. Özellikle oda da kamara şeklinde paravan oluşturulup eşyalara sadece küçük bir pencereden bakılması da insanı düşündürüyor.

Eşyaların yanı sıra Atatürk’ün savaş gemileriyle ilgili yazdığı mektuplar, şapka ve tabancası da sergileniyordu. Atatürk 1 Haziran 1938 – 25 Temmuz 1938e kadar doktorların tavsiyesine uyarak Savarona yatında istirahate çekilmişti. Dolmabahçe’de doktor tarafından bildirilen yazılı ölüm raporu da gösterilen mektuplar arasındaydı.

Fırkateyn, denizaltı ve çeşitli gemilerin cam fanuslar içinde maketleri, Piri Reis’in özgün harita defteri, çeşitli gemi kıç ve ön armaları (aslan, kaplan şahin figürleri) özellikle dikkat çeken bölümdü.

Çeşitli uzun namlulu tüfek ve silahlarla, balta, bıçak hatta mektup açacakları da sergilenen müzenin en alt katında denizaltı motorları, dalgıç kıyafetleri ve hediyelik eşya dükkanı da vardı. Hediyelik eşya dükkanında Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca özel tasarlanmış şapka, kravat, tişörtlerle anahtarlık, maket yelkenler, kupa, (küpe kolye set bile vardı) denizcilikle ilgili kitaplar uygun fiyatla satılıyor.

Normalde de giriş ücreti ucuz olan bu müzeye gitmenizi şiddetle tavsiye ederim. Arada bir  arkadaşlarla takılıp, aylak aylak gezmek dışında müze, kütüphane, sergi gibi kültürel gezi alışkanlığı oluşturulmalı herkes bence.