Stephen Hawking – The Theory of Everything

SeminerciKız olarak izlediğim belirli filmleri, bende bıraktığı etkileri ve film esnasında aldığım notlar ile ufak değerlendirme yazısı şeklinde yayınlamaya karar verdim.

İlk film Stephen Hawking‘in belgesel filmi olan  “Stephen Hawking Evreni Anlatıyor”

 

Evet genelde izlediğim film – dizi ve okuduğum kitaplar esnasında  telefona veya bir kağıda bilmediğim kelimeleri, teknik terimleri, güzel betimleyici söz-slogan ve önemli gördüğüm tarafları not alırım. Film veya okuduğum kitap bittiğinde araştırır okurum. Sonrasında bir sigara yakarak izlediğim film-dizi veya okuduğum kitabı düşünür, bende bıraktığı etkiyi aldığım ve öğrendiğim notlar ile yorumlarım kendimce. Aslında güzel bir alışkanlık. Hazmetmek ve iyice algılayıp beynimizdeki nöronlara yerleştirmek için birebir. 😀 bir de unutkanlığa. Size de tavsiye ederim. Tabii bu blogda bu yazıyı yazarak bilgilerimi daha da pekiştirmiş hem de kalıcı olarak somuta dökmüş oluyorum. Şimdi filmden kesitler ve aldığım notlar :

    • Stephen Hawking’in kendini hayalperest olarak tanıtması ile başlayıp kozmos (evren)in oluşumu ile konuya girilmiştir.
    • Işığın her küçük noktası bir galaksiyi temsil eder ve bunların içinde de 400 milyar yıldız vardır. Bu galaksilerin oluşturduğu devasa ağ alanlarının sadece biri spiral bir galaksi olup 8 gezegene ve sarı bir yıldıza (Güneş) sahiptir. Bu galaksiye Samanyolu denir. Samanyolu gök adasının neden spiral şekilde olduğunu Kuark‘dan okuyabilirsiniz.

Güneş


Güneş’in iç kısmı

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Evren; ultra sıcak bir enerji bulutu ve radyasyon ışıması ile atomdan daha küçük halinden portakal büyüklüğüne ulaşmıştır. Evren büyük patlama (big bang) ile hiçlikten var olmuştur. Patlamanın gerçekleştiği 100 sn de trilyonlarca atoma parçalanarak hız soğumaya başlamış ve gezegenleri oluşturmuştur.
  • Bu patlama sonucu madde ve anti maddeler ortaya çıkmıştır. Maddeler anti maddelerle karşılaşınca büyük bir enerji oluşturup patlayarak yok olurlar. Patlama sonucu bu madde-anti madde parçacıklarının milyarda biri kalmıştır. Ama evrenin oluşumunu sağlayan büyük patlama sonrasında maddeler anti maddelerden daha fazla olduğu için maddeler şu anki galaksileri oluşturmuştur. Evren 13 milyar yıl önce hidrojen gazından dev bulutlara dönüştü.

  • Bu kaotik (kargaşa) dans 330.000 yıl sürmüş ve büyük patlama sisi bu kadar yıl sonra dağılmış, evren görünür hale gelmiştir.

  • Kozmik (evrenle ilgili) saati yer çekimi başlattı. Yer çekimi büyük patlama esnasında ortaya çıktı.
  • Evrenin temel kuralı hiç bir şey mükemmel değildir.
  • Güneş kaynayan bir hidrojen gazıdır. Enerjinin radyoaktif (ışın etkin) halidir.  İnsanoğlunun kirpikleri de aynı maddeden yaratılmış.  Güneş dünya için 8 milyar yıl daha ışımaya uygundur. Güneş evresini tamamladığında kırmızı deve dönüşecektir.
    • Dipçe – Ek Bilgi => HİDROJEN GAZI : Oksijen ile birleşerek suyu oluşturan, yanıcı ve yandığında da su üreten bir elementtir. Sıvı ve kristal hal olmak üzere iki halde bulunur. 1H, 2H, 3H şeklinde üç tane izotopu vardır. En hafifi ve en çok bulunanı kütle numarası 1 olan protiyum 1H izotopudur. Döteryum, 2H olup kararlı izotoptur. Trityumun 3H radyoaktif element olup az miktarda bulunur. Nükleer reaktörlerde elde edilir ve “reaksiyon mekanizması”nı inceleyen ilim adamları tarafından geniş ölçüde kullanılır.
      Hidrojen, iki atomlu moleküler yapıya sahiptir. Hidrojen molekülünden serbest hidrojen atomu elde etmek için çok büyük enerjiye ihtiyaç vardır. Serbest hidrojen atomları tekrar Molekül vermek üzere birleşirken çok miktarda ısı ve enerji salar.
      Hidrojen Bir proton ve bir elektrondan meydana gelmiştir. Evrenin kütlesinin %75’ni oluşturan ve evrende en çok bulunan elementtir. Ana hatta bulunan yıldızların çoğunluğu plazma halinde olan hidrojenden oluşur.
      Hidrojen gazı zeplin denen uçan balonlarda kullanılmıştı. Ancak patlayıcı özelliği ve çabuk alev aldığından dolayı Zeplinlerde sonraları Helyum gazı kullanılmaya başlandı. Silah sanayi günümüzde hidrojeni, füze yakıtı olarak kullanmaktadır. Gerçekten de, sıvı halde (üretimi ve depolanması güç bile olsa), çok yüksek bir enerji verme gücü olmasına karşılık az yer kaplar.
  • Hidrojen gazı yeterli seviyede ısıtılırsa yıldızların parlamasını sağlayan ısı, ışık ve dev enerjiyi elde edersin. Yer çekimi Hidrojeni sıkıştırır. Hidrojen sıkıştıkça ısı yükselir ve nükleer füzyon (birleşme, kaynaşma) başlar. Şişme ve birleşme ile Helyum gibi bazı maddeler saf enerjiye dönüşür. Minyatür yıldızlar ve Güneş oluşmuştur.
  • Gökyüzüne baktığımızda yıldız olarak tanımladığımız gök cisimlerini kırmızı olarak görürüz. Eğer gözlerimiz renklere karşı daha çok duyarlı olsaydı cisimlerin uzaklaştıkça kırmızılaştığını, yaklaştıkça da mavileştiğini görürdük. Buna Doppler etkisi denir. Kısaca doppler etkisi; herhangi bir dalgayı yayan hareketli kaynağın algılanan frekans ile gerçek frekansının arasındaki sapma dır. Örneğin bizden uzaklaşan ses kaynağının (ambulans) yaydığı ses dalgalarının dalga boyu sabit olmasına rağmen bizden uzaklaştığı için, her bir dalganın bize ulaşma süresi gecikir ve dalga boyu artmış gibi olur. Başka bir örnek de önümüzden gelen ve geçen araba “iiiiiiiiiiiiiiiiiiiyyyuuuuuuuuuuuu” gibi bir ses çıkartır. Yaklaşan ses (iiiiiyyyy..) ile uzaklaşan ses (yyyuuuu..) arasında fark vardır.
  • Yıldızlar kaza ile oluşmuş dev fabrikalardır. İçlerinde hidrojen gazı ve bileşeni olan helyum vardır. Helyum yoğunluğu bakımından daha ağır olduğu için yıldızların veya gök cisimlerin merkezinde yer alır. Bundan dolayı merkeze yaklaştıkça elementler ağırlaşır. Demir enerji üretmediği için enerji dışarı taşar. Bu enerji yoğunluğunun sonunda da yıldızlar patlar. Bu şekilde Nova (parlaklığı birdenbire artan, patlamalı değişen yıldız) oluşur.
  • Kara delikler, yıldızların enerjilerinin bitmesi ve yoğunlaşıp katılaşmasıyla başlar. Yoğunlaşan yıldız çekirdeğe – içe doğru çöker ve 15 sn de patlar. Merkezde küre kendi içine çöker ve dış kısmı Süper Nova‘ya dönüşür. Kara delik radyasyonla doludur. Kara delik küçüldükçe radyasyon artar. Kara delik ayrıca güneşin 30 katı kadar büyüklüğe kadar genişleyebilir. Süper kütleli kara delik bizimki gibi galaksiler arasında duran sabitleyici gibidir.
  • Nebula (bulutsu – nebülözoluşmadan önce yıldızdır. Yıldızların patlamasıyla uzayda oluşan gaz ve toz bulutudur. Yıldızların ölmesiyle en ağır materyalleri Nebula uzaya saçtı. Demir, silikon, nitrojen ve oksijeni içerir.
  • Biz insanlar cılız organizmayız.
  • Komşu gök cisimleri asteroitler tarafından dövülüyorlar.
  • Apofis eski mısırdan kalma iblis, yıkım ve karanlık tanrısıdır. Aynı zamanda Dünya’ya yakın bir yörüngede olan göktaşı olan 99942 Apofis göktaşıdır. 2004 de keşfedilmiştir. 20 milyon ton ağırlığındadır. 2009da Dünya’ya yakın geçmiş ve yapılan ölçümlere göre 2029 ve 2036da Dünya’ya her yıl daha da çok yaklaşacaktır. Ve 2037 de Dünya’ya çarpma ihtimali 250.000’de 1 dir.
  • 65 milyon yıl önce bir asteroit (uzayda bulunan kaya parçaları, küçük gezegenler, gökcisimleri) çarpması ile dinozorlar yok olmuştur. Medeniyetin her yeniden var oluşunda daha da gelişmiş canlılar ortaya çıkmaktadır. Bizden sonrakileri hayal edebilir misiniz ?
  • Gama ışınırasyasyonun bir türüdür. WR104 yıldızı kutup bölgelerinden gama ışını yayan ve etrafına sıcak gaz üfleyen bir yıldızdır. WR104 için başka bir kaynakça link.

Bunlar benim film izlerken aldığım notlar ve araştırmalarım 😀 Sizler de uzay bilim ile ilgili belgesel izlemeye meraklı iseniz Discovery Science Night ları takip edebilirsiniz.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s