Çocuk Yetiştirme ve Gençlik Bakanlığı Projeleri

Diyeceksiniz bu iki konu ne alaka, nasıl birleştirdin 😀 şu kısa ama öz yazıyı okuyun. 

Bakanlığın yaptığı çeşitli kültürel gezi, kamplar, yarışmalar, eğitimler bulunmakta. 14-25 yaş arası tüm gençlere göre dağılımı olan projelerde yer almak için başvurular herkese açık ama DUYURUSU FAZLA YAPILMIYOR. Ve ne yazık ki bunu demek istemezdim ama hep de yandaşlar faydalanıyor. Yahu kimse bilmiyor bu projeleri, ne güzel hepsi ÜCRETSİZ.  Malum araştıran çocuklar çok az, aileler desen geçim derdinden işten güçten ve ne yazık ki bilinçsizlikten çocuklarını boş zamanlarında yönlendiremiyorlar 😦 evet ne yazık ki çoğu kişinin durumu bu. 

Oysaki ÇOCUKLAR BİRER PROJEDİR. Yeni bir nesil yetiştiriyorsunuz. Biraz bir şeylerin farkında olmalı anne, baba ve kardeşler. Maddi durumunuz olmayabilir ama devletin, çeşitli kurumların sosyal sorumluluk projesi kapsamında sağladığı imkanları araştırıp takip etmek de lazım. Küçük çocukların gelişimi çok önemli. Özel okullarda okumasalar da kısa – yaz dönemli eğitimlerle veya sosyal yönlerinin gelişeceği projelerle eksiklerini giderebilir ve kendilerini istedikleri alanda geliştirebilirler. Ne kadar erken yaşta başlarlarsa bu eğitimlere o kadar iyi onlar için. Hem toplumda kendilerini en iyi şekilde ifade edebilir, daha iyi yer kazanabilirler hem de sosyal çevreleri geniş olur. Malum çocuklar ailelerinden daha bilgili olup hayat standartlarını daha da kaliteleştirmelilerdir. Çünkü her geçen gün insanların olanakları daha da artmakta, ülkeler daha da gelişmektedir. 

“Kişiler önce kendilerini kalkındıracaklar, sonra ailelerini, sonra yakın çevrelerini ve en sonunda toplumsal kalkınma kendiliğinden gelecektir.” (E.O.) 😀

Bunları herkes düşünür ama kendi çapımızda dile de getirmek lazım 😀 daha ne düşünceler var da tembellik de var işte. Olsun yavaş yavaş yazacağım hepsini. 

 

Öğüt ve kafa ütülemek bu kadar. Şimdi de projeleri incelemek ve başvurmak için tıklayın.

 

Reklamlar

Üniversitede Terör

SeminerciKız olarak şu ana kadar hem bölüm-üni seçecekler için deneyimlerimi hem de üniversiteye başlayanlara rehberlik edecek bilgiler paylaşarak gençlerimizin zaman kaybetmeden 4 senelik hayatlarını dolu dolu geçirmeleri için çoğu imkanı elimden geldiğince önlerine sundum. Özellikle 19 yaşında olup kişiliği karakteri oturmuş, hayattan ne istediğini-amacını az çok bilecek yaşa gelmiş ve ülkemizin aktif nüfusunu oluşturan gençlerimiz siyasetle ilgilenmelidir. Bu ülkemizin şu anki durumunu şekillendirmesi ve geleceğini garantiye alması açısından zorunludur. Normalde ortaokul lise çağlarında Türk tarihine, Türk mitolojisi ve Türk destanlarına, Türk siyaset tarihine ilgi duyup araştırıp öğrenmesi her Türk gencinin görevidir. Malumunuz çoğumuz bilinçli olmadığımız ve ailemizin yönlendirmemesi sonucu siyasetle daha geç tanışıp daha geç KAFA YORUP ÜLKE VE GELECEĞİMİZ İÇİN DÜŞÜNMEYE BAŞLARIZ. Bu şekilde hoşumuza gitmeyen ve bize mantıklı gelmeyen siyaset adamlarının fikirleri karşısında durmak için aktif olarak siyasete atılıp çeşitli yapılanmalarda etkin rol almaya başlarız. Nevruz bu sene 4651.sini kutladığımız Türklerin Doğu Türkistan’da Ergenekon denilen demirden dağı eritip Türklerin şahlanışını, özgürlüklerini korumalarını anlatan milli bayramımızdır. Ne yazık ki 1990lara kadar Türkiye’de herkesin bihaber olduğu bu bayramımız, TDAV gibi devletle irtibata geçerek 93den itibaren resmi olarak kutlanmasına ön ayak olan kurumlar sayesinde her sene daha da coşkulu kutlanıyor. Bunu kendi çıkarları ve uydurmaları doğrultusunda ele alıp kendi tarafına çeken pkklılar ve terörist yandaşları da var. Bu şerefsizlerin özerklikten vazgeçmediğini zaten Türk’e düşman olanlarla geri zekalılar anlamaz. Andımızın, Diyarbakır’da “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” tabelasının kaldırılması, bayrağımızın Diyarbakır’daki komutanlıktan indirilmesiyle azanların İstanbul’un göbeğinde de bayrağımızı indirmeye çalışmaları hadlerini aştıklarını, artık her şeyin ayyuka çıktığını gösterir. Hele ki üniversitelerde azan yandaşların terör gösterileri, yapılan saldırılar artık gösteriyor ki öğrenci kılıklı provakatörler üniversitelere sızalı çok olmuş. Alttan alta örgütlenmişler. Ve yaptıkları suçlar cezasız kalıyor. Ne üniversite yönetimi, dekan ne de polisler CAYDIRICI ŞEKİLDE CEZA VERMİYORLAR. Disiplin her şeyden öte gelmeli. Disiplinsiz, kuralsız yönetimle herkes aklına esen her şeyi yapar.  Haklı olanlar yani bayramını Türk Bayrağı ile kutlamaya çalışanlar haksız duruma düşer ve algı yönetimi ile haksız olan durumuna düşürülür. Örnek olarak bağlantıda yer alan yazıyı incelemenizi isterim. Her haberin her olayın belirli kişilerce ne kadar çarpıtıldığını, üniversite öğrencilerinin nasıl alet edildiğini gösteren ve olması gerekeni yapan bir gencimiz yazmış. Halkların kardeşliği diyerek esas kendilerinin nasıl ırkçılık yaptığını, kendi düşüncelerini başkalarına nasıl zorla kabul ettirmeye çalıştıklarını, kabul etmeyenleri Milliyetçileri nasıl yok etmek istediklerini gösteren aşağıdaki görsele bir bakın.

 

Bizim şanlı bayrağımız nasıl kan olmuş. Kanla kazanılan bu vatanın kan kırmızısını alan bayrağımızı korumak için gene kan döken milliyetçi üniversite öğrencilerimiz.. Allah hepinizden razı olsun. O gün orada siz olmasaydınız o şerefsizler daha da azıp kendilerine kimsenin müdahale etmediğini görüp at koştururlardı. Biz gençlerin bilgilenip öğrenip bu şekilde ülkemizi bölmeye çalışan bdp hdp pkk kck gibi bir avuç teröriste yol vermemeli, kendimizi-okullarımızı-bayrağımızı korumalıyız.

Bu konuda size önerebileceğim en iyi kitap Terör Kıskacında Üniversiteler  kitabıdır. Allah’a emanet olun.

 

Akademik Perspektif Üni Temsilciliği

Daha çok sosyal bilimciler ama ilgi alanına tarihi, siyasi konularla ekonomi, hukuk ile de ilgilenenlerin ya kısacası kısıt koymayalım tüm ilgi duyanların başvurabileceği üniversite temsilciliği ilanı. Bağlantıdan da göreceğiniz üzere çeşitli makaleleri yayınlayan ve facebook sayfası üzerinden de yoğun ilgi gören akademik ve ciddi konuları sıkıcı olmadan paylaşmayı ve okutmayı hedefleyen bir topluluk. 

İlanda da dediği gibi öz geçmişinizde yer alması sizin açınızdan iyi olacak bir durum. Boşta kalmayın, değerlendirin derim.

 

Karşınızda Silikon Vadisi sakinlerinden Ayşegül İldeniz

Ayşegül İldeniz. 

Türkiye’nin 30 süper işkadınından biri.

İzmirli ama artık San Francisco’da Silikon Vadisi’nde yaşıyor.

Intel’in, yeni teknolojiler bölümünün dünya başkan yardımcısı.

Kimseyi durup dururken o göreve getirmiyorlar tabii.

Bundan önceki 10 yıl boyunca, Türkiye-Ortadoğu-Afrika başkanıyken, 67 ülkeden sorumluydu.

Adını bile duymadığımız Afrika ülkelerine yeni teknolojiler götüren kadın o.

İnsan olarak da renkli. Dünyanın çok acayip yerlerine trekking’e gidiyor, arkeolojik kazılara katılıyor, adrenalin bağımlısı, ekstrem sporlar yapıyor, Bekaa Vadisi’ne tarihi bir mağarayı görebilmek için gidiyor.

Her şeyi merak ediyor, sorguluyor, eski dilleri öğreniyor, dünyayı geziyor, insanları anlamaya çalışıyor, tarihle şimdiyi birleştiriyor. Zaten işi de, geleceği dizayn etmek…

Okumaya devam edin