ÜNİVERSİTEDEN İŞ HAYATINA GEÇİŞTE ÖNEMLİ NOKTALAR

Herhalde insanın en üretken, bilinçli ve sevdiği eğitim evresi üniversite dönemidir. Artık genç bir yetişkin oluyorsunuz. Belki de daha önce farkına varmadığınız bir sürü sorumluluğu bu dönemde fark edecek ve üstleneceksiniz. Tabii bir de bilinçli seçilmeyen bölüm-üniversite durumu var ki hiç de umutsuzluğa kapılmayın. Herşey için bir çözüm bulunmakta, yeter ki siz üniversite hayatınıza bilinçli bir şekilde başlayın. Başlayın ki mezun olduğunuzda işsiz kalmayın veya sevip de okuduğunuz ve mezun olduğunuz işi yapın. Ne iş hayatından kopuk olun ne de okulu boşlayın veya sosyallikten, gezme tozmanızdan taviz verin.

1- Bölüm/üni sorunu : Herşeyden önce seçtiğiniz bölüm ve üniversiteden emin olun. Sadece seviyorsunuz diye bir bölüme yazılmamalısınız. Başarılı olduğunuz alanda başarının verdiği bir hazla mutlu da olursunuz, bunu unutmayın. Üniversite seçimine de dikkat edin. Üniversitenin öğrencilerine verdiği imkandan tutun da yapılan etkinliklere, kampüs yerlerine de bakmalısınız. Çeşitli forumlardan araştırırsanız öğrencilerin yorumları sizi daha da bilgilendirir. Eğer yanlış seçim yaptığınızı düşünüyorsanız boşuna bir daha lys sınavına girip de o sınavın stresini çekmeyin. Yatay Geçiş – Dikey Geçiş sınavlarını takip edin. Yatay geçişle hem fakültelerarası bölümlerde hem de üniversitelerde geçiş yapabilirsiniz.

2- Hazırlık Senesi Önemli : Eğer hazırlık okursanız etrafınızdan da duyacağınız gibi hazırlık rahat geçer. Ama kimse de ingilizceyi gündelik konuşma dilinden ileriye de götüremez. Halbuki insanlar sonrasında dil eğitimi için bir de o kadar masraf yapar. Hazır okulda öğreniyorken tam öğrenmelisiniz, hatta ingilizce konferans ve seminerlere gidebilirsiniz. Hazır konu okul dışı eğitim-konferans-seminerlere gelmişken, ilgi alanınızla veya bölümünüzle ilgili kurs-eğitimlere bu dönemde  gitmeniz sizin için daha iyi olur. (ki bölümünüzle alakalı olursa hem sizi okul döneminde rahatlatır hemde diğer arkadaşlarınıza göre erkenden ön bilgilere sahip olursunuz) Tabii festivallere gidip eğlenmeyi de eksik etmeyin. Konser, festival, eğlenceleri de kaçırmayın ki üniversitede, hazırlıkta olduğunuz anlaşılsın ;D

3- Sloganımız “Her Yaz Staj/İş” : Doğrudur, 1. sınıftan beri hatta mümkünse hazırlıktan mezun olduğunuz yaz da dahil her yaz ya staj yapın ya da işe girin. Hazırlığı bitirene kim ne stajı ayarlar derseniz, bir önceki adımda önerimizi yaptıysanız gittiğiniz kurslar işe yarayacaktır. Eğitimlerinde desteğiyle ya bölümünüzle ilgili ya da ingilizcenizi geliştirici rehberlik, basit çocuk kitabı çevirmenliği gibi işler bulabilirsiniz. Malum, torpilsiz işler yürümez derseniz siz sırtınızı kendinize ve kişisel gelişiminize dayayın, gerisi kendinizi iyi ifade edip konuşmalarınızla işverenleri etkilemenize kalır. Her sene yaptığınız stajlar özgeçmişinizde sizi herkesten bir adım öteye taşıyacaktır. İmkanınız olursa 3. sınıfı bitirdiğinizde yaptığınız stajı uzatın, uzun dönemli staj yapın veya işe girin. Son senenizi çalışarak okumanız mezuniyetinizde o işyerine girmenizi sağlayacak ya da bir seneden fazla deneyim sahibi yapacaktır sizi.

4- Okulu Sömürün : Her üniversitenin öğrencilerine tanıdığı imkanlar vardır. Bazıları öğrencilerin işlerini kolaylaştırırken bazıları da gereksiz yere önüne engel koyar ki fazla ilerleyemesin. Mesela Boğaziçi üniversitesinde adamlar herşeyi o kadar aşmış ki çalıştığına dair belge götürdüğünde sana not konusunda sıkıntı çıkarmıyorlar. Ama bazı üniversiteler vardır ki bologna diye bir süreci, erasmusla çıkan öğrencilerin ders eşitliği en aza insin diye getirir ve dönemlik ders kısıtlaması koyar ki öğrenciler erken mezun olamasın.  Çap yapmayı iyi düşünün, bazı yerde gereksiz zaman kaybı olurken bazı zamanda da size iş hayatında yeni kapılar açar. Eğer tam burslu okuyorsanız içiniz rahat bir şekilde 2. sınıfın başında gerçekten istediğiniz 2. bir alanda yada işinize yarayacağınız düşündüğünüz 2. bir alanda çap başvurusu yapın. Fakülteler arası çapraz bölümlerde çap imkanı sunan okullar var. Sadece kendi fakültenizdeki bölümleri incelemeyin. Okulun size verdiği çap imkanları dahilinde istediğiniz (yapabildiğiniz) bölümde çap yapabilirsiniz. Burada önemli bir dipnot vermem gerekirse eğer mimarlık – mühendislik fakültesi dışında bir bölümde okuyorsanız mühendislik fakültesinden ders almaya çalışın. Sonradan yüksek lisansla mühendislik okuyup şirketler belirli görevlerde gerekli olan mühendislik unvanı alamıyorsunuz. Ancak lisans da okursanız mühendis olabilirsiniz. Ya da sevdiğiniz ama giremediğiniz bölümü okumuş olursunuz.

5- Mülakat Deneyimi Kazanmak da Önemli : Evet, kriterlerinizi belirledikten sonra oluru yüksek her yere başvurun. Size mülakat için geri döndüklerinde “hımm başka yerle görüştüm zaten orası olacak gibi” demeyin. Hiç bir işin kesinliği garanti değildir. Mülakatlara giderek orda heyecanınızı yener ve makalelerde okuduğunuz görüşme sorularına tanıklık edersiniz. Mülakat sırasında bakışlarınızı kaçırmayın. Konuşurken karşınızdaki kişiye bakın. Her daim kendinizden emin olun. Konuşmalarınızı tane tane ve orta yükseklikte bir sesle yapın. Ne kısık sesle ne de çok yüksek sesle konuşun. Kendinizden eminliğiniz sesinizin şiddeti ve tonundan belli olur. Unutmayın karşınızda deneyimli insanlar olacak. Sizin gibi daha nice adayları görüp geçirmişler. Kendinizi kısa ve öz anlatın. İşe uygunluğunuzu vurgulayacak yönlerinizi bir iki kez üstünden geçin. Hep yalan bilgilerden kaçınmanızı söyledik ancak orta düzeyde bildiğiniz konularda da çok biliyormuş gibi kendinizden emin bir şekilde konuşabilirsiniz. Karşınızdaki işvereni etkiledikten sonra zaten işin alışma sürecinde kendinizi geliştirerek o konuma ulaşırsınız. Ne kadar çok mülakata, iş görüşmesine giderseniz sizin için o kadar iyi. Kendimden örnek vermek istemem ama üniversite hayatım boyunca dalga geçmiyorum 100e yakın iş görüşmesine gitmişimdir. 100e yakın iş görüşmesi demek bir çok olumsuz dönüş yapılması demek. Evet her şey toz pembe değil. Adamlar sizle görüştü diye hemen sizi işe almayacak ama siz İK’cıları çözmüş olacaksınız. Mülakat deneyimine sahip olup sürekli gittiğiniz için rutine bağlayacaksınız. Artık daha fazla heyecan, el titremesi yok. Boğazınızda düğümlenen tükürüklere son 😀 Belirli bir süre sonra zaten İK’cıların yapacağınız işi bilmediklerini anlayacaksınız (ciddiyim, adı üzerinde İK. Onlar sadece psikolojik baskı yapıp kibirli çok bilmiş şekilde bakmayı bilirler). Bundan sonra yapacağınız tek şey İK’cılara gerçekten alanınızla ilgili bildikleriniz, yaptığınız araştırmalarla ilgili bilgilerinizi son derece kendinizden emin bir şekilde aktarmanızdır.

6- Öğrenci Temsilcilikleri : Her ne kadar bazılarınız bunu amele işi diye düşünse de hangi alanda/bölümde olursanız olun (pazarlamacı,programcı, reklamcı) kariyerinizde önemli yere sahip tüm şirketlerin öğrenci yada marka temsilcilikleri bulunmakta. Onları araştırıp takip ederseniz siz de temsilci olduğunuzda şirketle yakın temasa geçmiş olursunuz. İşe alım süreçlerinde öncelikten tutun da şirketin örgüt yapısına kadar her konuda daha da ayrıntılı bilgiye sahip olursunuz. Bu şekilde şirkette hem kendi önünüzü açarsınız hem de işe girmeden şirketleri yakından tanımış olursunuz. Aynı zamanda  kurumsal iş dünyasından kişilerle irtibat halinde olup onları analiz etme imkanını yakalamış olursunuz.

7- Kariyerinizi Belirleyin : Önünüzdeki 5 senelik kariyer planlamanızı yapın. Akademik kariyer mi istiyorsunuz yoksa özel sektör mü ? Buna göre 2 – 3. sınıftan çalışmalara başlayın. Akademik kariyer düşünüyorsanız eğitimini beğendiğiniz hocalarınızın asistanlığı ile işe başlayın. Hocanın asistanlığı işine de tabir yerindeyse “tam amelelik” olarak baksanız da her işin başlangıcında bu tip şeyler yapmanız gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. Asistan olarak akademik işlerin işleyişini öğrenmiş, hocanızla daha iyi ilişkilere girmiş olursunuz. Bu şekilde başladığınız işe hocanızın iyi bir referansıyla devam ettiğiniz sürece daha iyi bir atılım da yapmış olursunuz. Özel sektör istiyorsanız o zaman daha önceki tavsiyelerimize uyup belirlediğiniz sektörleri yakından inceleyin. Daha önceden orada çalışan yada staj yapanlarla irtibata geçin. Bilgiler toplayın. Sosyal ağlardan hem yöneticileri hem de istediğiniz pozisyondaki kişileri takip edin. Linkedin bu konuda size yardımcı olacaktır.

Ve her başlangıcın bir sonu vardır. SeminerciKız’ dan size naçizane tavsiyeler. Hepsi denenmiş, tasdiklenmiş şeyler. Okuyun okutun ki tüm gençlerimiz erkenden iş hayatı zorluklarının farkına varsın. Maksat bilinçli bir şekilde üniversite tercihlerini yapıp kültürlü üniversiteli aydın Türk gençleri yetiştirmek.

 

Reklamlar