Bİ DOLU FEST

       8 – 13 Ekim İstanbul Üniversitesi’nde basketbol turnuvalarının ve konserlerin düzenleneceği festival haberim var.

      Manga, Duman, MFÖ, Emre Aydın, Murat Dalkılıç, Atiye nin yer alacağı konserler dizisinde konser başına öğrenci: 5 TL, tam: 10 TL. Biletix, okul kampüsünde açılan stantlardan bilet alabileceğiniz gibi konser akşamı da stanttan alabilirsiniz. 6 akşamın kombine biletleri öğrenci: 20 TL, tam: 40 TL.

     Basketbol turnuvalarının ve etkinlik alanına girişin ücretsiz olduğu İstanbul Üniversitesi Avcılar kampüsüne metrobüsle son durakta inip gidebilirsiniz.

SHAFT’ TA ROCK – HEAVY METAL KONSERLERİ

           Evet beleşçi arkadaşlar sizin için girişi ücretsiz konserler bulmaya devam ediyorum. Bu sefer Hard’n Heavy, Rock & PopRock, Heavy Metal türlerinde Kadıköy Shaft Bar‘ da 3 konser var.

           Bu akşam Veto grubu sahne alıyor. 22.30 da başlıcak konsere giriş ücretsiz. Grup kendi özgün şarkılarının yanı sıra, yerli yabancı birçok şarkıyı kendi tarzıyla yorumluyor.

          Yarın akşam önce 21.00 – 23.00 arası Psycho Circus (Hard’n Heavy), 23.30 – 03.00 arası da Apsent (Heavy Metal) yer alıcak.

E TOHUM ETKİNLİKLERİ – 1

     Bilmeyenler için; e tohum, girişimci gençler ile şirketleri, profesyonel ve yatırımcıları bir araya getiren bir pazar yeri. Bu tanım sitelerinden alıntıdır. Yarışma platformu veya para ödülü kazanılacak yer değil, sadece aracı bir pazar yeri. Proje fikriniz önemli değil, öncelikli olan sizin yeni ekonomi hakkında bilgi sahibi olmanız ve girişimcilikteki arzunuzdur.

    Kısa bir bilgiden sonra gelelim yeni dönemde yapılacak ilk geliştirici etkinliği olan Android Geliştirici Günleri‘ ne. Pozitron şirketinin yazılımcılarının konuşmacı olarak yer alacağı etkinlikte android kurulumu ve menu, layout,async tasktan başlanarak sqllite, nfc (near field communication) ki Android 2.3 Gingerbreadde gelen bir özellik ve en son Android 4.1 Jelly Bean ile gelen Cloud Messaging (Push Notification) özelliklerine hızlıca göz atılacak. Aynı zamanda demoda yapılacak etkinlik, android başlangıç seviyesini bilenler için faydalı olacak.

   NFC (Near Field Communication) özelliği, temassız çip kartla toplu taşıma-kgs geçişleri, kartla ödeme için kullanılıyor. Bunun yanı sıra kimlik, güvenlik, kurumsal, üyelik kartlarının yerine ve bilet alımında da yararlanırız. NFC, Sony ve NXP (Philips’in alt firması) nin bir araya gelerek temassız teknolojiyi başta telefon, tablet gibi mobil alanda ve buzdolabı, tv vs de kullanmak için oluşturdukları standarttır. Telefonun arka kapağına takılan çipin, ISO 14443 ile temassız kart standardının RFID (radyo frekanslı tanıma, radio frequency identification) özelliğiyle çeşitli uygulamalar geliştiriliyor. Yani yaygın bilinen kanının aksine NFC teknoloji değil, bir standarttır. Klişe görülen bir diğer örnekte film afişindeki nfc barkodunu okutarak filmle ilgili bilgilerin telefona aktarılması (veri transferi) veya bilet satın alınmasıdır. 

   Ücretsiz kayıt olmak için tıklayın. Özyeğin üniversitesinin Altunizade kampüsüne metrobüsle rahatça ulaşabilirsiniz.
  

ASTRALTİK MÜZİKLER

     Evet bu aralar Pera Müze‘ sindeki etkinlikler ilgimi çekmeye başladı. Genç Çarşamba Etkinlikleri kapsamında öğrencilere ücretsiz müze ve konser etkinlikleri sunuluyor. Daha önce çıkan grupları beğenmedim ama önümüzdeki 2 hafta çıkacaklar : Mors – Karahan Kadırman ve Yakaza Ensemble.

    Öncelikle Mors‘tan bahsetmek gerekirse bu grup adından az da olsa anlaşılacağı üzere mors(Balina Atı) ve körler alfabesinden esinlenerek, görsel ve işitsel müzik yapıyor. Karahan Kadırman’ın kurduğu grup felsefe, kavramlar ve sanatla iç içe, farklı ve deneysel çalışmalar üretiyor. Hayvan seslerinden tutun buzun kırılırkenki çıkardığı sese kadar bir çok şeyden ilham alarak perde arkasında yapılan bir performans düşünün. Uzakdoğu Sahne Sanatları ile görselliği oluşturuken,  Anadolu’da uzun yıllar kullanılmış enstürmanlar ve gölge oyunlarıyla gelenekselliği koruyor. Gerek ney sesi gerekse de boynuz şeklindeki kavisli deniz kabuklarından çıkan büyülü bir sese ve o atmosfer canlandırılmaya çalışılırken kendinizi 1 saatliğine farklı bir dünyada bulmak için bu akşamki konseri kaçırmayın derim. Saat 8de Pera Müze’de…

   Açıkçası Mors grubundan daha etkileyici buldum Yakaza Ensemble‘ı. İlk albümü 2008’de A’mak-ı Hayal (Hayalin Zirvesi) ile Japonya’ya da sesini duyuran grup Mors gibi geleneksel enstürmanlarla elektronik müziği de kullanmış. Ki daha önceki örneklerine göre müzikleri iyice harmanlamayı başarmış grup. Daimi Dönüşüm (2.52) en sevdiğim parçası.

   Küçükken arkeolog olmak istediğimde özellikle firavunlar tarihine, mumyalara, piramitlerin oluşumuna ve o dönemde nasıl geliştiği açıklanamayan astrolojik, matematiksel olaylara merak salmıştım. Bununla beraber firavunların ölümden sonra dirileceğine inanıldığı için lahitlerine konulan hazineleri ve özel eşyalarıyla parapsikolojik konulara da girmiş oldum. Nedense bu iki grubun müzikleriyle bilincimin gerisinde kalan, eski, tanıdık bu duygular uyandı. Hoşuma gitti. Bence çoğu kişinin dinlerken rahatlayıp farklı düşüncelerde kendini bulacak, birazda astral seyahatsal bulduğum bu müzik türüyle.

   Abi diceksin ne bu ölümden sonra firavunlar, yok metapsişik durumlar, astral seyahatler diye 😀  birazda paranormal gizemli takılalım, o moddayım bu aralar  😀  Tabii ki gene ücretsiz olacak bu konserleri kaçırmayın

30 AĞUSTOS 2. BÖLÜM — HEYBELİADA F511

              30 Ağustosta deniz müzesinden sonra Beşiktaş iskelesindeki kalabalığa ayak uydurarak fırkateyn gezisi için kimliklerle kayıt olup sıraya girdik. Ne yazıkki o sırada bile öne geçmeye çalışan, uyanık gezinenlerde vardı. Oruçreis F245 ve Heybeliada F511 gemilerine sırasıyla iskeleden 25 kişilik bot kalkıyordu. Grubun istediği gemiye gidiliyordu ki çoğu kişi Heybeliada‘yı görmek istedi.

              Heybeliada fırkateynin en önemli özelliği %70 – 80 ine yakının Türk yapımı olmasıdır. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Milgem (Milli Gemi) Projesi kapsamında 2007de Tuzla tersanesinde yapımına başlanan gemi 2010 yılında ilk olarak denize indirildi. Hayalet gemi olarak adlandırılmasının sebebi, oluşturulan radar sistemi ve geminin dış yüzeyinin 45 derece açıyla eğik tutulmasıdır. Bu şekilde çevredeki gemilerin radyo dalgaları yansıma yaparak geminin radarlardan geçmesini sağlıyor. Süper bir şey 😀

       99,5 metre uzunluğunda ve 2900 dinamik ağırlık kapasitesi olan ada sınıfı korvet (denizaltılara karşı özel silahlandırılan küçük savaş gemisi) hiç benzin almadan 10 gün son sürat yol alabilir. Bu özellik normalde dünya standartlarına göre 15 – 20 gün arasıymış fakat bizim gemi de diğerlerine göre 20knot (deniz mili/hız) daha hızlı. Ekonomik 15, maksimum 30 knot hıza çıkıyor. Geminin üstteki resimde de görüldüğü üzere yan taraflarının kapalı olması hızını daha da arttırmasını sağlıyor.

Fotoğraflar siyah beyaz efektte çekilmiştir.

        ASELSAN tarafından geliştirilen su altından gelebilecek torpido saldırılara karşı korunmak için “Hızır” adı verilen Torpido Karıştırma Aldatma Sistemi de yerleştirildi. Bu sistemle kendisine yönelen güdümlü torpidoları su altında akustik bir gürültü üretip yanıltıyor.  Bu yanıltma işlemleri uzaktan kontrol edilebildiği gibi Hızırın kendisi de otomatik olarak çevredeki radyo dalgalarını analiz ederek yapabiliyor. Torpidonun tespiti, sınıflandırılması ve takibini sağlayan algoritma yazılımları ASELSAN’a ait olan Milli Sonar Sistemimiz ilk olarak da Heybeliada’da kullanılmıştır.

Ram (Rolling Airframe Missile) Silah

        Yukardaki resimde güvertede gördüğünüz 21 güdümlü mermili Ram silahı bulunmakta. Güdümlü mermiden kasıt, hedef ne kadar uzakta olursa olsun yaydığı ya da yansıttığı radyo dalgaları ile pilot olmaksızın atılan ve hedefe ulaşma oranı uçaklardan atılanlara göre daha fazla olan gelecek savaşların en korkunç silahı, roketlerdir.  Su üstü ve hava hedeflerine karşı kullanılıyor silah.

Helikopter Platformu

           Helikopter platformunun iskele (sol) ve sancak (sağ) taraflarında bulunan pompalı tüfekler. Şarjörleri dolu ama emniyetleri kapalı olan silahları kaldırmamamız söylense de kaşla göz arası silahı kaldırıp foto çekinebildim 🙂 büyük iş azizim, başımda göğe erdi o an. Tabii o zaafer fotoğrafımı yayınlamıcam.
      

Geminin Hangar Kısmı

       
           Her sene 30 Ağustos Zafer Bayramı‘nda halka ücretsiz açılan bu fırkateyn gezilerini kaçırmayın derim.O anda orda olup o atmosferi solumak bile insana yetiyor. Bundan sonra geleneksel hale getireceğim bayram kutlamaları arasında bu gezi yerini aldı. Seneye nasıl beklicem bilemiyorum 😀

30 AĞUSTOS 1. BÖLÜM — DENİZ MÜZESİ

30 ağustos Zafer Bayramı’na yakışan ilk kutlamam bu sene oldu. Her sene Deniz Kuvvetleri Komutanlığı‘ nın yaptığı etkinlikler arasında  Deniz Müzesi gezisi ve Savaş Gemisi Fırkateynleri nin halka açılması da vardı.  Meydandaki törene katılıp müze ve gemi gezisine katıldım.

Çoğu kişinin Deniz Müzesinden haberi olmasına rağmen firkateynlerin gösterileceğini boğaza demirleyene kadar kimse bilmiyordu. Bu sene Oruçreis F245 ve Heybeliada F511 savaş gemileri gösterildi.

Gemilerden önce Deniz Müzesi gezime gelcek olursak giriş ücreti tam 4, öğrenci 1.3 tl olan müzenin sağ girişinde Atatürk’ün Savarona yatında kullandığı eşyalar bizi karşılıyor. İçerde fotoğraf başına 8 tl ücret ödenmesi gerektiğinden çok az resim çekebildim. Savarona’da kullanılan kütüphaneden tutun da yemek takımına, çalışma masasından satranç masasına kadar Ertuğrul yatında Atatürk’ün odasındaki yatağı da dahil kamarada ne varsa sergileniyordu. Dikkatimi çeken şey o kadar eşyanın küçük bir oda da bölmelere ayrılıp da gösterilmesiydi. Özellikle oda da kamara şeklinde paravan oluşturulup eşyalara sadece küçük bir pencereden bakılması da insanı düşündürüyor.

Eşyaların yanı sıra Atatürk’ün savaş gemileriyle ilgili yazdığı mektuplar, şapka ve tabancası da sergileniyordu. Atatürk 1 Haziran 1938 – 25 Temmuz 1938e kadar doktorların tavsiyesine uyarak Savarona yatında istirahate çekilmişti. Dolmabahçe’de doktor tarafından bildirilen yazılı ölüm raporu da gösterilen mektuplar arasındaydı.

Fırkateyn, denizaltı ve çeşitli gemilerin cam fanuslar içinde maketleri, Piri Reis’in özgün harita defteri, çeşitli gemi kıç ve ön armaları (aslan, kaplan şahin figürleri) özellikle dikkat çeken bölümdü.

Çeşitli uzun namlulu tüfek ve silahlarla, balta, bıçak hatta mektup açacakları da sergilenen müzenin en alt katında denizaltı motorları, dalgıç kıyafetleri ve hediyelik eşya dükkanı da vardı. Hediyelik eşya dükkanında Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca özel tasarlanmış şapka, kravat, tişörtlerle anahtarlık, maket yelkenler, kupa, (küpe kolye set bile vardı) denizcilikle ilgili kitaplar uygun fiyatla satılıyor.

Normalde de giriş ücreti ucuz olan bu müzeye gitmenizi şiddetle tavsiye ederim. Arada bir  arkadaşlarla takılıp, aylak aylak gezmek dışında müze, kütüphane, sergi gibi kültürel gezi alışkanlığı oluşturulmalı herkes bence.